Anadolu, tarih boyunca birçok büyük uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bu uygarlıklar arasında önemli bir yere sahip olan Hititler, MÖ ikinci binyılda güçlü bir devlet kurarak Yakın Doğu'nun en etkili siyasi güçlerinden biri hâline gelmiştir.
Merkezi Anadolu'da bulunan Hitit Devleti, askeri başarılarının yanında hukuk sistemi, diplomatik ilişkileri ve şehir planlamasıyla da dikkat çekmiştir. Günümüzde yapılan arkeolojik kazılar sayesinde Hititlerin yaşam biçimi hakkında çok sayıda bilgiye ulaşılmaktadır.
Hititler, Orta Anadolu'da küçük yerleşimlerin birleşmesiyle zaman içinde güçlü bir devlet yapısı oluşturdu.
Başkent olarak seçilen Hattuşa, hem siyasi hem de kültürel merkez hâline geldi.
Devletin büyümesinde;
önemli rol oynadı.
Bugünkü Çorum il sınırlarında bulunan Hattuşa, Hitit Devleti'nin yönetim merkeziydi.
Şehirde;
bulunuyordu.
Kazılarda ortaya çıkarılan binlerce kil tablet sayesinde Hitit tarihi hakkında ayrıntılı bilgiler elde edilmiştir.
Hitit Devleti kral tarafından yönetiliyordu.
Ancak yönetimde yalnızca kral değil, devlet ileri gelenlerinden oluşan danışma meclisleri de etkili olabiliyordu.
Kraliçeler de devlet yönetiminde belirli görevler üstleniyor ve bazı resmî törenlerde önemli roller oynuyordu.
Bu durum, dönemin birçok uygarlığına göre dikkat çekici bir yönetim anlayışını göstermektedir.
Hititler, dönemin en gelişmiş hukuk sistemlerinden birini oluşturmuştur.
Kanunlarda;
ile ilgili ayrıntılı kurallar yer alıyordu.
Bazı suçlarda ağır cezalar yerine tazminat uygulamasının tercih edilmesi Hitit hukukunun dikkat çeken özelliklerinden biridir.
Hititler, diplomasi alanında da önemli gelişmeler gerçekleştirmiştir.
En bilinen örneklerden biri, Mısır ile yapılan Kadeş Antlaşması'dır.
Bu antlaşma, tarihin yazılı ilk uluslararası barış anlaşmalarından biri olarak kabul edilmektedir.
Bu gelişme, Hititlerin yalnızca savaş alanında değil, uluslararası ilişkilerde de güçlü bir devlet olduğunu göstermektedir.
Hitit ekonomisinin temelini tarım oluşturuyordu.
Bunun yanında;
ekonominin gelişmesine katkı sağlıyordu.
Anadolu'nun verimli toprakları sayesinde tarımsal üretim yüksek seviyelere ulaşmıştı.
Hititler çok tanrılı bir inanç sistemine sahipti.
Farklı bölgelerden alınan tanrılar da zamanla Hitit inanç sistemine dahil edildiği için "Bin Tanrılı Halk" olarak da anılmışlardır.
Tapınaklar günlük yaşamın önemli merkezleri arasında bulunuyordu.
Hititler birçok alanda önemli miras bırakmıştır.
Bunlardan bazıları;
olarak sıralanabilir.
Bu miraslar, sonraki uygarlıkların gelişiminde de etkili olmuştur.
Hitit Uygarlığı, Anadolu tarihinin en güçlü medeniyetlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kurduğu gelişmiş devlet yapısı, hukuk anlayışı ve diplomatik başarıları sayesinde yalnızca kendi dönemini değil, sonraki uygarlıkları da etkilemiştir.
Bugün Hattuşa başta olmak üzere Anadolu'daki arkeolojik alanlar, Hititlerin bıraktığı zengin kültürel mirası günümüze taşımaya devam etmektedir.

